Ali Kazvani (Kizvani) Kimdir

'Biyografi' forumunda Aysell tarafından 14 Şub 2012 tarihinde açılan konu

  1. Ali Kazvani (Kizvani) hayatı
    Ali Kazvani (Kizvani) hakkında bilgi


    Ali Kazvani (Kizvani)Kanunî Sultan Süleymân Hân zamanında Suriyede yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Ali bin Ahmed bin Muhammed Kazvânîdir. 888 (m 1483) senesinde Hamada doğdu 955 (m 1548) senesinde Mekke-i mükerreme ile Tâif arasında vefât etti. Seyyid Ali bin Meymûn Magribînin talebelerindendir.
    Şöyle anlatılır: Bugün Suriyede olan Hama şehrinde, Seyyid Ali adında büyük bir zât vardı Ali Kazvânî bu zâtın talebesi idi Hama şehri o zaman bağlık, bahçelik, yeşillik bir yerdi Birkaç kimse beraberce yolda giderken, önlerine bir arslan çıktı Yollarına devam edemediler O kâfilede bulunanlar Hamaya geri gelip, Seyyid Ali hazretlerine arslandan şikâyetçi oldular ve; “Bizim yolumuza çıkıp, geçip gitmemize mâni oluyor dediler Arslanın zararından kurtulmak için himmet ve yardımlarını rica ettiler Seyyid Ali; “O arslan yolunuza çıkarsa, ona karşı ezan okuyunuz İnşâallahü teâlâ ezanı işitince size birşey yapmadan çeker gider dedi Onlar tekrar yola çıktılar Yolda arslan yine önlerine çıktı Seyyid Alinin emri üzere ezan okudular Fakat arslan, yerinden ayrılmadı Dönüp tekrar durumu Seyyid Aliye bildirdiler Yine; “Ezan okuyun dedi Bunun üzerine yola çıktılar Arslanın yakınına gelince ezan okudular Fakat arslan, bu defa da yerinden hiç kıpırdamadı Durumu tekrar Seyyid Ali hazretlerine bildirdiler Bunu duyan Seyyid Alinin talebesi Ali Kazvânî, elinde olmadan yerinden kalkıp, arslanın yanına gitti Arslanın yanına yaklaşıp karşısına geçince, o anda arslan, oradakilerin gözünden kayboldu Yer mi yuttu, yoksa eriyip gitti mi kimse bilemedi Bu durum, Ali Kazvânînin hocası Seyyid Ali tarafından işitildi Kerâmetini izhâr etmek, Seyyid Alinin yanında kusur sayılırdı Bu bakımdan Ali Kazvânîye kırılıp; “Kerâmet göstermekle sen bizim yolumuzu ifşa eyledin (açığa çıkardın) diyerek, bir daha dergâha gelmemesini söyledi
    Ali Kazvânî, üzgün bir hâlde memleketini terkedip, batı tarafına gitti Onun vefâtından sonra Şeyh Seyyid Alinin halîfesi olan Şeyh bin Arafa hazretlerinden Seyyid Alinin talebelerine mektûp getirdi Mektûpta; “Cenâb-ı Hakkın kapısından hiç kimse kovulmaz Hocamız Seyyid Alinin, Ali Kazvânîyi kovmaktan maksadı, terbiye ve hâlini düzeltmesi içindi Siz niçin kabûl etmiyorsunuz? diye yazıyordu Bunun üzerine, Şeyh Seyyid Alinin halifelerinden Şeyh Ulvân Hamevî, Ali Kazvânîyi talebeliğe kabûl edip irşâd eyledi Ali Kazvânî, Şeyh Ulvânın terbiyesi ile manevî hâllere ve makamlara kavuştu Bir müddet bu şekilde devam etti Ondan çok kimse istifâde etti Daha sonra Anadoluya geldi Burada hac ibâdetini yerine getirmek için Mekke-i mükerremeye gitti ve orada vefât etti
    Ali Kazvânî hazretleri, insanların kalblerinden geçenleri ve düşüncelerini bilirdi Tarikat hâllerini anlatan güzel bir kitap yazdığı ve mutasavvıflarca çok makbûl tutulduğu bildirilmektedir
    Abdülvehhâb-ı Şarânî şöyle anlatır 947 (m 1540) senesinde, Mekke-i mükerremede hac farizasını yerine getirirken, yirmi gün kadar Ali Kazvânî ile beraberliğimiz oldu Yine 953 (m 1546) senesinde hacca gittiğimde, hac mevsimi boyunca onun ile beraberdim Onun sözlerinden, nasihatlerinden, tevhîd ilmine dâir derin sohbetlerinden çok faydalandım Tarikata dâir birkaç eseri vardır Bana bazılarını gösterdi Ali Kazvânî, insanlar arasında makamını gizlerdi Bu husûsu bana gizlice şöyle dedi: “Burası, Mekke-i mükerreme Allahü teâlânın beldesidir Kim burada iyi hâl ile görünürse, insanlar onun yanına koşuşurlar Onu Allahü teâlâ ile beraber olmaktan alıkoyarlar İşte bu sebepten dolayı, Mekke-i mükerremeye girdiğim zaman, dünyâyı seven birisi olarak göründüm, onlardan sadaka istedim Onlar da, bu dünyâyı seven birisi deyip, benden uzaklaştılar Ben de, daha fazla Rabbime ibâdet etme imkânı buldum
    Ali Kazvânî buyurdu ki: “Dînin edeblerine riâyet etmeden, yolunun kâmil olduğunu iddia edenin delîli yoktur
    “Kendisini fazla medheden kimse, başkasını da aynı derecede kötüler Başkasını fazla kötüleyen, kendisini fazla metheder
    “Allahü teâlâyı taleb ve Onun rızâsını isteme husûsunda samimî ve doğru olan, Allahü teâlâdan başkasının terkine aldırmaz
    Ali Kazvânî, birçok eser yazdı Yazdığı eserlerden bazdan şunlardı: 1-Zad-ül-mesâkîn ilâ menâzil-is-sâirin, 2-Dîvân-üş-şir, 3- Keşf-ül-kinâ an vech-is-semâ, 4- Nesr-ül-cevâhir fil-mugâfereti beyn-el-bâtın vez-zâhir, 5-El-Kenzüddânî fî zübded-it-tasavvuf


    1) Mucem-ül-müellifîn cild-7, sh 28
    2) El-Kevâkib-üs-sâire cild-2, sh 201
    3) Câmiu kerâmât-il-evliyâ cild-2, sh 196
    4) Tabakât-ül-kübrâ cild-2, sh 180
    5) Şakâyık-ı Numâniyye tercümesi (Mecdî Efendi) sh 523
    6) Esmâ-ül-müellifîn cild-1, sh 745
    7) Keşf-üz-zünûn cild-1, sh 947
    8) Ahwardt; Verzeichniss der arabischen Handschriften cild-6, sh 112
    9) Brockelmann Sup-2, sh 462
     
Yükleniyor...