Atatürk biyografisi özeti

'Tarih Bölümü' forumunda Dark tarafından 24 Kas 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mustafa Kemal Atatürk

    1881 yılında Selanikte doğdu. İlk öğrenimini ve askerî öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanikte yaptı. Manastır Askerî Lisesini bitirdi.1902 yılında Kara Harp Okulundan, 1905 yılında Harp Akademisinden mezun oldu.Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofyada Ataşe Militer olarak bulundu.

    Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde, Tümen Komutanı olarak görev yapıı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muşu düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı.

    Mondros Mütarekesinden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı Vahdettin Han tarafından Anadoluya gönderildi.19 Mayıs 1919′da Samsuna çıkarak Türk millî mücadelesini başlattı.Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongrelerini topladı. Askerî görevlerinden istifa ederek 23 Nisan 1920′de Ankarada Türkiye Büyük Millet Meclisini topladı. Meclis Başkanı seçildi.5 Ağustos 1921′de Başkomutanlık görevini üstlenerek Anadolunun Yunan işgalinden kurtarılması için mücadeleye devam etti. Sakarya Meydan Savaşını kazandı. 19 Eylül 1921′de Meclis tarafından kendisine Mareşal ve geleneksel Gazi ünvanı verildi.

    26 Ağustos 1922′de işgalci Yunan kuvvetlerine karşı Büyük Taarruzu başlattı. Beş gün sonra 30 Ağustos 1922′de de Başkomutanlık Meydan Savaşı nı kazanıldı.Lozan Barış Konferansından sonra, 11 Ağustos 1923′de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yeniden Başkan olarak seçildi. 9 Eylül 1923′de kurduğu Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanlığı na seçildi.

    29 Ekim 1923′de Cumhuriyetin ilân edildiği gün, Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Dört dönem üst üste seçildi.10 Kasım 1938′de öldü.

    ESERLERİ

    Atatürkün Özel Mektupları
    Mustafa Kemal Atatürk
    Kaynak Yayınları / Siyasal Tarih ve Türkiye Dizisi

    “Atatürkün Özel Mektupları, ilk kez Sadi Borak tarafından derlenmiştir. 1961 yılında ilk basımı yapılan eser, kısa sürede tükenmiş, 1970′te ikinci ve 1980′de üçüncü basımı yapılmıştır. İlk basımı 42, ikinci basımı ise 80 mektubu kapsayan eser, üçüncü ve elinizdeki dördüncü basımında 157 mektubu içermektedir.

    Atatürkün bu mektupları, yaşadığı dönemin ve içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal olayların birer aynası gibidir. Ayrıca Atatürkü tüm yanlarıyla bu mektuplarda bulmak da mümkündür: Sevgileri, tutkuları, hatta kıskançlıklarıyla Mektuplar, tarihimiz ve Atatürkün biyografisiyle ilgili birçok materyali de içermektedir. Bu eserde yer alan mektuplar, öyküleriyle birlikte birçok olayı aydınlığa kavuşturmaktadır. Yakın tarihimizin kimi olayları belge ve bilgi yetersizliği nedeniyle tarihimize yanlış olarak yansımıştır. Kimi olaylar da aynı nedenle birtakım gerçek dışı varsayımlar üzerine kurulmuştur. Bunlar arasında kasıtlı olarak saptırılan olaylar da vardır: Fevzi Çakmakın Anadoluya geçişi, Sovyet yöneticileriyle yazışmalar, Ardahan Milletvekili Hilmi ve Ali Galip olayları vs

    “Atatürkün Özel Mektupları, yakın tarihimizin bilinmeyen ya da az bilinen kimi olaylarını açıklığa kavuşturmuş olması bakımından her zaman başvurulması gereken kaynak bir yapıt niteliğindedir.

    Atatürk Konuşuyor
    “Nutuk Öncesi
    Mahmut Soydan, Falih Rıfkı Atay
    Tekin Yayınevi

    Bu kitap için anılarını kağıda döken Falih Rıfkı Atay ve Mahmut Soydana Atatürkün özel demeci “Benim anlattıklarım ve anlattıklarımı değerlendirmek için size verdiğim
    belgeler okunduktan sonra, bütün Türk milletini, özellikle Türk aydınlarını vicdan ve fikir hesaplaşmasına çağırmak isterim. “Anılar diye size anlattığı bu hikayelerin, zamanımıza kadar birtakım Devlet büyüklerinin anılarını yayımlamak sevdasına benzer bir eğilimden doğmuş olduğunu sanmayınız. Eğer ben, bu gerçekleri size söylüyorsam ve milletimize
    ulaştırıyorsam, elbette bundan, büsbütün başka bir amacım vardır. Bu amaç ne olabilir? Bunu burada açıklayamam. Fakat benim tasarladıklarımı, düşüncelerimi içtenlikle ulaştıran bu yazılar okunduktan sonra, kuşku duymam ki milletim, kendi kendine durumu öğrenecek, değerlendirebilmek için gerekli belgelere sahip olacaktır.

    Dediklerimi, olaylar eylemlerle kanıtlamamış olsaydı, bu sözlerimin kapsadığı gerçeği -güç anlaşılabilir düşüncesiyle-, bir zaman daha yayımlamakta ağır
    davranmaya belki gerek görürdüm.

    HAKKINDA YAZILANLAR

    Atatürkten Anılar
    Kemal Arıburnu
    İnkılap Kitabevi / Atatürk İle İlgili Kitaplar

    Atatürkün düşüncelerini ve kişiliğini ortaya koymak ve değişik yönleriyle anlatmak çabasını güderken, çok dar bir çerçeve içinde de olsa, Onu anlatanların da bu ortam içindeki yerlerine ve kişiliklerine de değinmiş bulunuyorum.Her anı ve izlenimin büyük bir değeri vardır. Uzun ve görkemli bir dönemin güçlü komutanları, tarihçileri, şairleri, yazarları, romancıları, müzisyenleri ve halk ozanları hep Onu anlatmaya, ressamları Onu çizmeye, heykeltraşları Onu yontmaya çalışmışlardır. Bu anlatılanlar, hep gönüldeki Atatürktür. Onu
    gönüllerinde duymayanlar, davasına baş koymayanlar, başlarını omuzlarının üzerinde bir yük gibi taşıyanlar Onu anlatamazlardı ki

    Anılarla Mustafa Kemal Atatürk
    İsmet Kür
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Atatürk Dizisi

    İsmet Kür, “Yazın bir bütündür Diyelim ki, bir ulu ağaçtır. Bu ağacın her dalında ürün vermiş olmaktan mutluyum. diyor. Yayınlanmış 17 kitabı ve bunların arasında 9 baskı yapmış olanları var. Yazarımızın kitapları, -hatta günlük gazetelerde yayınlanmı kimi makaleleri, köşe yazıları bile- daima ses getirmiştir. Yazılanların tümünde vurgulanan, İsmet Kürün kendine özgü sürükleyici, rahat yazış biçimi; alışılagelmişten biraz farklı, hatasız, ustaca kullandığı dil olmuştur. Psikolojik irdelemelerindeki etkileme gücü de, yazılarının, üstünde durulan başka bir özelliğidir.

    Atatürkten Anılar
    Kazım Özalp, Teoman Özalp
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Atatürk Dizisi

    1930′lu yıllarda çocuk yaşlarında olan, bugünün belirli yaş düzeyinin üzerindeki akranlarımdan bir kısmı, Atatürkü, bir kez uzaktan dahi görmüş olmayı, haklı olarak büyük bir mutluluk saymaktadırlar. Ben bu yönden gerçekten çok şanslı bir insanım. Babamın ona yakınlığı nedeniyle çok kereler Atatürkle beraber olabilmek şansına eriştim. Bu ülkede yaşayan herkes, eğer Atatürk ile ilgili bir anısı varsa, bunu milletine mal etmeyi bir görev saymalıdır. Bu nedenle, her ne kadar çocuk yaşlarımdaki anılar da olsa, bazıları, büyük dersler alınacak değerdedir. Anılarımı bu kitap içerisinde ikinci bölüm olarak yayınlamayı mutlu bir fırsat sayıyorum. Ailemizin elinde bulunan ve bazıları bugüne kadar hiç yayınlanmamış olan fotoğrafların, bu yayına bir katkı sağladığı inancındayım. Kitabın birinci bölümünü oluşturan babamın anılarında, kendi yazdıklarına aynen sadık kalınmış, ancak o devirde kullanılmakta olan Arapça kelimelerin bazıları, gençlerin daha iyi anlayabilmeleri için, bugün kullanmakta olduğumuz şekilde Türkçeleştirilmiştir. Belirli bir tarihten sonraki anılarda, soyadları ve kullanılmaya başlanmış bulunan yeni kelimeler kullanılmıştır

    Atatürkün Avrasya Devleti
    İsmet Bozdağ
    Tekin Yayınevi

    Atatürkün gözünde Milli Misakın anlamı nedir? Milli Mücadelede, Sovyetlerden, ne zaman ve ne kadar yardım aldık? İrana 1923 yılında Uçak armağan ettik mi? Neden?
    Enflasyonun yüzde 250′lerde olduğu 1924 yılında 100.000 altın harcayarak: “Türkiyat Enstitüsü kurduk, “Etnografya Müzesinin temellerini attık mı?..
    Niçin?.. Dil Kurumu, Tarih Kurumunun kurulmasında gözetilen hedef nedir? Bu Hedefden Kim ve niçin saptı?.. Atatürk ve İnönü hangi fikirde çatıştılar?.. Kim haklı idi?..
    Atatürk, İnönünün çocuklarına okumalarını sağlamak için mirasından pay ayırdı mı?.. Niçin?.. Atatürkün “Siyasi Vasiyeti var mı?.. Neydi ve uygulanmasını kim önledi?..
    Atatürk, kimin Cumhurbaşkanı olmasını istiyordu? Kim oldu?.. Bütün bu soruların cevapları, bu kitapta!

    Atatürkün Fikir Sofrası
    İsmet Bozdağ
    Tekin Yayınevi

    Atatürkün akşam sofralarına çok ilişildi; “Yaran sofrası denildi; “Malum Zevat Sofrası denildi; hatta “Sarhoş Sofrası diyenler bile oldu. Bu kitap, Atatürkün akşam sofralarının gerçeğini, en sağlam kaynaklardan soruşturarak, onların verdiği bilgilerle yazılmıştır. Atatürkün en yakınlarından alınan her bilgi, aynı olayın görgü tanıkları ile pekiştirilmiş, hafıza yanlışları düzeltilmiş ve gerçeğe en yakın biçime dönüştürülmüştür.

    Atatürk sofralarını en iyi anlatan söz, yine Atatürkün sözüdür: “Hükümet Uyandı; Hadi Biz Artık Yatalım!
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 29 Eyl 2013
Yükleniyor...
Benzer Konular - Atatürk biyografisi özeti
  1. YAREN
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    12,621
  2. EyLüL
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    15,728
  3. Wish
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    115,254
  4. Merve
    Yanıt:
    1
    Gösterim:
    12,975
  5. Wish
    Yanıt:
    7
    Gösterim:
    15,650