Atatürkün Anıları Tiyatro İle İlgili

'Masallar ve Hikayeler' forumunda EyLüL tarafından 20 Tem 2012 tarihinde açılan konu

  1. Atatürkün Anıları Tiyatro



    Atatürkün Tiyatro İle İlgili Anıları

    Tiyatro Mektebi Kurma Emri


    1930 yılının Nisanındayız. Ankarada Hamdullah Suphi Beyin yaptırdığı yeni Türk Ocağı Tiyatrosunu açmaya gittik. Bizden üç gün önce orada (Marie Bell-Charles Boyer) topluluğu oynamıştı. Hemen arkadaşlarımızla biz başladık. Repertuarımızda Hamlet, Murai, Muhayyel, Hasta gibi klasikler ile Alman, Fransız modern piyesleri vardı.

    Temsillerimiz umduğumuzdan çok ilgi gördü. Gazi Mustafa Kemal Hazretleri de geldi. Halkın gösterdiği rağbet üzerine programı üç gün daha uzattık.

    Ayrılacağımızın 11 Nisan 1930 Cuma günü Karpiç lokantasının özel bir salonunda Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Cemal Hüsnü (Taray) Bey sanatçılar şerefine bir öğle yemeği verdi. Bu yemeğin sonuna doğru Maarif Vekilini telefona çağırdılar. Sofraya döndükleri zaman Gazi Hazretlerinin bizi bu akşam Marmara Köşkünde kabul buyuracaklarını müjdelediler.

    Marmara Köşkünde 11 Nisan 1930 Cuma akşamı Gazi Mustafa Kemal Paşanın huzurunda sanatçıların geçirdikleri bu gece Türk tiyatrosuna yeni bir umut ve ufuk açmıştır.

    Gazi, baş başa kaldığımız zaman:

    Siz, benim tâ ateşemiliterlik çağımdan beri memleketimizde görmeyi candan özlediğim bir hayali gerçekleştirdiniz. Böylesine birbirine bağlı bir sanat topluluğunu kendi imkânlarınızla hazırlayıp bize getirdiniz, gösterdiniz. Şimdi, ben Devlet Reisi olarak size soruyorum. Hükûmetten ne gibi bir yardım istersiniz?

    Benden cevap bekleyen Gazi Mustafa Kemale:

    Bir tiyatro mektebi istiyorum Paşam, diyebildim.

    Gazi Hazretleri, hemen, vaktin geç olmasına rağmen, Başvekil (Başbakan) İsmet Paşaya haber gönderdi ve çağırttı.

    Paşam sizi rahatsız ettim, fakat mühim bir hususu size arzetmek istiyoruz. Diye beni tanıştırdı. Bana da:

    Haydi, isteğinizi Paşaya tekrarlayın. Buyurdular.

    Bir tiyatro mektebi istiyoruz Paşam. Dedim.

    O akşam Gazi Hazretleri, hemen bütün erkân ortasında Türk tiyatro sanatçıları için cömertçe dağıttıkları iltifattan sonra söyledikleri nutku şöyle bitirmişlerdi:

    Efendiler!.. Hepiniz mebus olabilirsiniz!.. Vekil olabilirsiniz!.. Hatta Reisicumhur olabilirsiniz!.. Fakat sanatkâr olamazsınız!.. Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.
     
Yükleniyor...