Ceyhun Atuf Kansu Kimdir? Hayatı ve Eserleri

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 17 Oca 2012 tarihinde açılan konu

  1. CEYHUN ATUF KANSU


    1919, İstanbul-17 Mart1978,Ankara) Türk şair, doktor.
    Eğitimci ve politikacı Nafi Atuf Kansu'nun oğlu. Küçük yaşta annesini kaybetti. Babasıyla birlikte 1921'de Ankara'ya gitti. Ankara Gazi Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Ankara Numune Hastanesi’nde çocuk hastalıkları uzmanı oldu. Turhal Şeker Fabrikası, Ankara Şeker Fabrikası ve Etimesgut Şeker Fabrikası'nda hekimlik yaptı.
    İlk şiiri lise öğrencisiyken okul dergisinde yayınlandı. Ardından şiirleri İnkılapçı Gençlik, Ülkü, Yücel, Millet, İstanbul gibi dergilerde yer buldu. Olgunlaşmış bir şiirle kuşağının önde gelen temsilcileri arasında yerini aldı. Bu dönemdeki şiirlerinde toplumsal sorunlara ağırlık verdi. Halk dilinden, halk söyleyişlerinden geniş biçimde yararlanarak, halkın özlemlerini, sevinçlerini, acılarını ve yaşama savaşımını coşkulu bir söyleyişle dile getirdi. Şiirlerinin kaynağını hoşgörü, insanlık sevgisi, ulusal bağımsızlık ve doğa oluşturdu. "Çocuk" dergisinde masalları, Vakit ve Ulus gazeteleri ile Varlık, ve Seçilmiş Hikayeler dergilerinde öyküleri de yayınlandı. 1986'dan başlayarak adına bir şiir ödülü kondu.


    ESERLERİ

    ŞİİR:

    • Bir Çocuk Bahçesinde (1941)
    • Bağbozumu Sofrası (1944)
    • Çocuklar Gemisi (1946)
    • Yanık Hava (1951)
    • Haziran Defteri (1955)
    • Yurdumdan (1960)
    • Bağımsızlık Gülü (1965)
    • Sakarya Meydan Savaşı (1970)
    • Buğday, Kadın, Gül ve Gökyüzü (1970)
    • Tüm Şiirleri (iki cilt ölümünden sonra, 1978)
    MAKALE VE DENEMELER:

    • Devrimcinin Takvimi (1962)
    • Ya Bağımsızlık Ya Ölüm (1964)
    • Köy Öğretmenine Mektuplar (1964)
    • Atatürkçü Olmak (1966)
    • Atatürk ve Kurtuluş Savaşı (1969)
    • Balım Kız Dalım Oğul (1971)
    • Halk Önderi Atatürk (1972)
    • Cumhuriyet Ağacı (1973)
    • Sevgi Elması 1972
    ÖDÜLLERİ:

    • 1965 Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü, Köy Öğretmenine Mektuplar ile
    • 1966 Yeditepe Şiir Armağanı
    • 1970 Behçet Kemal Çağlar Ödülü, Sakarya Meydan Savaşı ile


    DÜNYANIN
    BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

    "Bana çiçek getirin, dünyanın bütün
    çiçeklerini buraya getirin!"
    Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Bütün çiçekleri getirin buraya
    Öğrencilerimi getirin, getirin buraya
    Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
    Bütün köy çocuklarını getirin buraya
    Son bir ders vereceğim onlara
    Son şarkımı söyleyeceğim
    Getirin getirin... ve sonra öleceğim.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum
    Kaderleri bana benzeyen
    Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
    Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
    Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
    Hepinizi hepinizi istiyorum, gelin görün beni
    Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
    Bacımın suladığı fesleğenleri
    Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini
    Avluların pembe entarili hatmisini
    Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın.
    Aman Isparta güllerini de unutmayın
    Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
    Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
    Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım
    Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden
    Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
    Ne güller fışkırır çilelerimden
    Kandır, hayattır, emektir, benim güllerim
    Korkmadım, korkmuyorum ölümden
    Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Baharda Polatlı kırlarında açan
    Güz geldi mi Kopdağına göçen
    Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen.
    Muş ovasından, Ağrı eteğinden
    Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
    Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni
    Eğin türkülerinin içine gömün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    En güzellerini saymadım çiçeklerin
    Çocukları, öğrencilerimi istiyorum.
    Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini
    Köy okullarında açan, gizli ve sessiz
    O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
    Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek
    Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Ben mezarsız yaşamayı diliyorum
    Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum.
    Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın
    Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın
    Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım
    Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim
    Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Okulun duvarı çöktü altında kaldım
    Ama ben dünya üstündeyim, toprakta
    Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta
    Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım
    Yurdumun çiçeklenmesi için daima, yaşadım
    Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
    Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya
    Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

    Haziran Ağaçları

    Haziran ağaçlarının oralarda
    Çocukların derisi yanmakta
    Güneşli şapkalar altında

    Orada ceviz ağaçları altında
    Serin uykusunu yaprakların
    Biri toprak üstünde uyumakta

    Orada üvezler altında şimdi
    Fransız devrimini okumakta
    Gül koklayarak bir liseli kız

    Orada vişne ağaçları altında
    Gölgeler nakışlarını işlemekte
    Kadınsı vakitlerin sepetine

    Orada zerdali ağacı altında
    Küçük zerdaliler düşmekte
    Peygamber çiçekleri arasına

    İğde ağaçları altında, dere boylarında
    Kaplumbağalar toslaşmakta sevinçle
    Tırtıllar ince ince yemekte yaprakları
    Çocuklar erikleri taşlamakta
    Erik ağaçları altında

    Orada elma ağaçları altında
    Seviler büyümekte gizli öpüşlerle
    Ve ölüm yeşil yapraklarla adım adım
    Yol almakta, güz mezarlığında
    Soyunmuş kavaklar altında
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 9 Şub 2017
Yükleniyor...