Cihat Burak Hayatı ve Eserleri

'Biyografi' forumunda Sibel tarafından 27 Şub 2011 tarihinde açılan konu

  1. Cihat Burak Hayatı ve Eserleri

    Doğum 1915/İstanbul
    Ölümü 13 Mart 1994/İstanbul
    Meslek Ressam, mimar, yazar, seramikçi

    1915 yılında İstanbul’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamlamıştır. 1943 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümünü bitiren sanatçı, 1953-1955 yılları arasında Birleşmiş Milletler bursuyla Paris’e gitmiştir. Burada aldığı sanat eğitiminin ardından yurda dönmüş, 1957 yılında ilk kişisel sergisini açmıştır. 1961-1965 yılları arasında ikinci kez Paris’e giden sanatçı resim çalışmalarında bulunmuş, mimarlık ve resim sanatını birleştirecek eserlerinin temelini atmaya başlamıştır. Sanatçı çok yönlü kişiliğinin getirisiyle vitray ve porselen objelerde üretmiş olduğu bilinmektedir. Utrillo Ödülü başta olmak üzere aldığı pek çok ödül bulunmaktadır.

    SANAT ÜSLUBU
    Resim yapma tutkusunu her an yüreğinde taze tutarak yaşayan sanatçı, kamu kuruluşlarında mimar olarak görev yaparken dahi resme olan ilgisini hep ön planda tuttuğu bilinir. Toplumsal psikoloji, toplumsal eleştiri ve toplumsal gerçekçilik anlayışı ile fantastik bir duyarlılık ve mizah duygusuyla eserlerini yapmıştır.1960’lı yıllardan sonra gelişen Türkiye’nin yeni fikir oluşumu doğrultusunda çözümlemeler yapan sanatçının eserlerinde fanteziyle karışık toplumsal yorumları okunmaktadır. Çevre ve kültür koşullarının her yerde doğurabileceği bir resim türü olan naif resmin özellikleri bir öğe olarak sanatçının eserlerinde de bulunmaktadır. Sanatçının resimlerine baktığımızda halk sanatıyla Osmanlı sanatının öğelerini batılı bir yöntemle harmanlayarak sunması açısından naif bir üslup kazanmıştır. Yalnız bunu yaparken de gözlemlerini olduğu gibi yansıtmamakta, düş dünyasıyla birleştirmektedir. Kendi iç dünyasının dışavurumu olan bu resimlerinde, boya kullanımındaki dokusallık, karşıt renkler ve duygu sanatçıyı bu anlatıma yaklaştırmaktadır. Aynı zamanda sanatçının mimar olmasından ötürü, mimarca kuruluş ve görünüme detaylıca girdiği eserlerinde çizgi ve boya ressamca bir tavır taşımaktadır. Öyküsel anlatıma önem vermektedir. D grubunun reddettiği hikayecilik Cihat Burak ile yeniden canlanmakta, dönemin beğenisi dışında eserler yaparak bir ‘moda dışılık’ onu döneminin özel isimlerinden biri yapmaktadır. Halk hikayelerinden yola çıkarak yaptığı eserlerinde sıradanlığı yırtarak fantastiğe ulaştığı görülmektedir. Ayrıca toplumun aksayan değerlerini, birey olarak insanların yaşadıkları toplumsal gerginlikleri ve bu nedenle aldıkları yaraları eleştirel bir duyarlılık ile betimlerken resimlerindeki bu kahramanların genellikle topluma mal olmuş kişiler olması dikkat çekmektedir. Buna ilişkin Atatürk, Fatü Sultan Mehmet, Yahya Kemal Beyatlı, Nazım Hikmet ve Süleyman Demirel gibi ünlü portreleri sembolleştirmesi örnek verilebilir.

    BAŞLICA ESERLERİ
    Köroğlu Destanı (1955), Pehlivanlar (1995), Mobidik (1979), Şairin Ölümü, Mezar Taşları, Kanaryam Güzel Kuşum-Ben Sana Vurulmuşum, Cumhuriyet Meyhanesi (1968), Eylemlerimiz, Fıstıkçı İbrahim (1967)
     
Yükleniyor...