Eyüp Sultan Camii Önemi ve Özellikleri

'Tarih Bölümü' forumunda EyLüL tarafından 21 Şub 2012 tarihinde açılan konu


  1. Eyüp Sultan Camii

    Tür Camii
    Dönem Osmanlı
    Külliye yapısı olarak inşa edilen camii, İstanbul’un Haliç kıyısının ucundaki Eyüp semtinde bulunmaktadır. İslamiyeti ilk kabul edenlerden ve Arapların İstanbul’u kuşatması sırasında şehit olan Hz. Eyyubu El-Ensari’nin kabrinin bulunduğu yerdedir. Yapı camii, medrese, aşhane, hamam ve türbe gibi birimlerinin olduğu, büyük bir tarihi eserdir. Fatih Sultan Mehmed tarafından fethin hemen ardından inşa edilmiştir. Yapının cümle kapısı üzerinde yer alan kitabede 863 (1458-59) tarihi notu düşülmüştür.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    İlk inşa edildiği zamanki mimari özellikleri tam olarak bilinememektedir. Çünkü yapı 1766 yılındaki depremde çok büyük zarar görmüştür. Onarım yapılması istenmiş, lakin bunun yerine temeline kadar yapı yıkılmış ve 1215 yılında yeniden inşa edilmiştir. Eski camiden yalnızca minarelerin kaldığı bu yeni Eyüp Camiiye imam, türbedar ve mitevelli için dört oda ile birlikte muvakkithane ve hünkar mahfili eklenmiştir. 1823 yılında düşen bir yıldırım minareye zarar vermiş, üst şerefesine kadar çatlamış ve hemen onarılmıştır. Eyüp Sultan Camii son onarımını, dönemin başbakanı Adnan Mendres’in verdiği bir talimat sonucu görmüştür. Bugün gördüğümüz Eyüp Sultan Camii dikdörtgen planlıdır. Fatih’in yaptırmış olduğu ilk camiiden daha farklı olarak III. Selim döneminde inşa edilmiştir. İlk önceleri türbe avlunun içindeyken bu yeni camii tasarımında türbe avlunun dışında kalmıştır. Türbeyi çeviren duvarda tunç penceresiyle sebil korunurken duvar devşirme çiniler ile kaplanarak süslenmiştir. İki yanda bulunan medrese odaları ise kaldırılmış, bunun yerine dörder bölümlü kubbeli revaklar yapılmıştır. Avlunun ortasında dikdörtgen bir sofa eklenmiş, bu sofa barok üslupla süslenmiştir.

    Dış avlunun Musalla kapısı olarak adlandırılan girişi üzerinde bir kitabe yer almaktadır. Bu kitabede Şair Sürüri’ye ait beş dörtlük halinde yazdığı uzun manzum yazı bulunmaktadır. Bu avlu ile cami arasında uzanan beş gözlü son cemaat yeri vardır. Bu bölüm oval biçimde olmak üzere beş küçük kubbe ile ötülmüştür. Taç kapısı üzerinde Arif adlı bir şairin yazdığı dokuz dörtlükten oluşan uzun kitabede caminin tarihçesi hakkında bilgi vermektedir. Yapının içine baktığımız zaman destekleyicilerin başlıklarının barok üslupla süslenmiş olduğunu görmekteyiz. Yine aynı üslupla yapılmış olan minber, güzel bir işçilik göstermektedir. Yapının ortası merkezi bir kubbeyle örtülmüş olup, bu kubbe 16 metre çapındadır ve sekiz eksedralar ile desteklenmektedir. Köşelerinde ise taşıyıcı olarak 4 küçük kubbe yerleştirilmiştir. Mekanın içini üç taraftan destekler ile ayıran mahfiller ve bunların üstünde yer alan galeriler çevirir.

    ÖNEMİ
    Bu camii Türk mimarisinde Batı sanat etkilerinin yoğun olduğu bir dönemde inşa edilmiş olmasına rağmen klasik Osmanlı mimarisinin geleneklerini taşımaktadır. Sekiz destekli tipte inşa edilmiş olan camii, Mimar Sinan’ın bazı eserlerinde kullandığı sistemin burada son uygulanışını göstermektedir.
     
Yükleniyor...