Hüseyin Baykara Hayatı Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda Elfida tarafından 5 Haz 2012 tarihinde açılan konu



  1. Hüseyin Baykara

    Doğum 1438-Herat
    Ölüm 1506-Baba İlahi (Herat yakınları),

    Hüseyin Baykara, Timur Devleti hükümdarı ve şair. Timur Han’ın torunudur. Başarıları sayesinde taht kavgalarına son vermiştir. Şehrini kalkındırma ve ileri bir seviyeye taşıma konusunda oldukça ileri görüşlü biriydi. Çağatay Türk Edebiyatı'nın gelişme ve olgunlaşmasında Hüseyin Baykara’nın hizmeti büyüktür. Çocukluk arkadaşı Ali Şir Nevai ile Türkçe’nin devlet ve edebiyat dili olması için çalışmış, Türkçe yazmayı emreden ferman çıkarmıştır.

    HAYATI
    Babası Muizzüddin Ömer Şeyhtir. 1438 yılında Herat’ta doğmuştur. 1470 yılında Şahruh’un oğlu Baysungur’un torunu Mirza Yadigar Muhammed’i bertaraf ederek; Horasan, Sistan, Belh ve Harezm bölgelerine hakim olmuştur. Böylece Timur torunları arasındaki taht mücadelelerine son vermiştir. Herat’ı başşehir yapmıştır. Devri, hakim olduğu yerlerde sulh ve sükun devri olduğu gibi, Herat da kültür merkezi durumuna gelmiş ve şöhreti dünyaya yayılmıştır. Hatta Uluğ Beyin ölümü üzerine sönmeye yüz tutmuş olan Semerkand medeniyeti, yerini Herat Medeniyetine bırakmıştır. Zamanında Herat’ta ilim tahsil eden talebe sayıs 12 bin kişiyi bulmuştur.

    İlim ve sanata çok fazla değer veren Hüseyin Baykara, alim ve şairleri sarayından eksik etmemiştir. Böylece tarihte “Baykara Meclisleri” olarak zikredilen zevkli, eğlenceli, ilmi toplantılara yer verilmiştir. Onun meclislerinde Molla Cami, Hatıfi, Ali Şir Nevai gibi önde gelen İran veTürk şairleri ile meşhur ressam Bihzad, tezkire sahibi Devletşah ve hat üstadı Sultan Ali de bulunmaktaydı. Kendisini ilim ve kültüre veren, Farsça şiirler de yazan Sultan Hüseyin Baykara, 36 yılı aşkın saltanat sürmüş ve 1506 yılında hayatını kaybetmiştir. Sağlığında Herat’ta hazırlattığı Kubbe-i Aliyye defnedilmiştir.

    MEZİYETLERİ
    En büyük hizmeti Türk dilini ve kültürünü himaye etmesi olmuştur. Zamanında Çağatay Türk Edebiyatı altın devrini yaşamış ve Türkçeye olan itibar artmıştır. Türkçe bir divanın sahibi olan Şair Hükümdar, şiirlerinde Hüseyni mahlasını kullanmıştır. Şiirlerinde lirizm hakimdir Divan’ındaki gazellerin hepsini remel vezniyle yazmış, böylece Türk Edebiyatı içinde ayrı bir hususiyet taşımıştır. Heyecanlı, çekici ifadeler, tasvir güzelliği, canlı bir üslup kullanmıştır. Türkçenin aşıkı olan bu Hükümdar Şair, yalnız fermanda kalmamış, Divan’ı ile de Türkçeye hizmetini bilfiil ortaya koymuş, dili çok güzel kullanmış ve şiirlerinde yabancı kelimelere oldukça az yer vermiştir.
     
Yükleniyor...