İbrahim Çallı Türk ressam Hayatı Sanat Üslubu Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 18 May 2012 tarihinde açılan konu

  1. İbrahim Çallı


    Doğum 1882
    Ölüm 1960
    Meslek Ressam


    İbrahim Çallı, Türk ressam.

    YAŞAMI
    1982- 1960 yılları arasında yaşayan sanatçının doğum yeri Denizlidir. Denizli’nin Çal kasabasında doğup ilk ve ortaöğretimini burada tamamladıktan sonra İzmir’de lise eğitimini tamamlamıştır. Ardından İstanbul’a gelerek çocukluğundan beri ilgisi olan resme yönelmiş ve çalışmaya başlamıştır. Maddi sıkıntılar sonucunda farklı işlerde görev alarak resim eğitimi için para biriktirmeye başlamıştır. Resim öğretmeni olan Roben Efendiden resim dersleri almıştır. Sanay-i Nefise Mektebinde ilk ciddi resim eğitimini alan Çallı burada hocası Vallaury’nin de asistanı olmuştur. Altı yıllık okulunu üç yılda bitiren Çallı’nın çalışkanlığı hocaları tarafındanda dikkat çekecek boyuttaydı. Ardından atölyelerde resim öğretmeni olarak çalışma hayatına devam etmiş, buradan emekliliğe ayrılıncaya kadar çalışmıştır. Aynı zamanda Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin içinde yer alan sanatçı, çok sayıda sergilere katılmış, sayısız eserler yapmıştır. Osmanlı Ressamlar Cemiyetinin ardından kendi adıyla anılacak olan Çallı Kuşağı /1914 Kuşağı birliğinin başında yer alarak bu döneme damgasını vurmayı başarmıştır. Bu arada 1910 yılında devlet tarafından Paris’e gönderilen sanatçılar arasında yer almış, orada Batılı anlamda resim anlayışını geliştirerek döndüğünde Türk resim sanatına büyük katkılar da bulunmuştur.

    SANAT ÜSLUBU
    Çallı, çalışma hayatının büyük bir bölümünü kapsayacak şekilde kadın portreleri yapmıştır. Yenilikçi ve ileri görüşlülüğüyle cesurca resmettiği kadın portreleri önemli eserlerindendir. Bunun dışında çallının resim sanatının bütün türlerini denediğini söylemek yanlış olmaz. Manzara, natürmort, nü, peyzaj, kompozisyon gibi resimlerde yapan sanatçının çok sayıda siyasi resimleri de bulunmaktadır. Dönemin önemli isimlerinden Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü gibi kumandanların portrelerini yapmış; Kurtuluş Savaşının izleri resimlerine yansımıştır.

    Sanatçının meslektaşı olan arkadaşı Celal Esad Arseven İbrahim Çallı hakkında yazdığı bir yazı da şöyle demiştir; ‘’ Çallı yaratılıştan büyük bir sanat duygusuna malik bir şahsiyet idi. Umumi kültürü olmamasına rağmen bir filozof kadar hayatın mahiyerini anlamış, tabiatın güzelliklerine aşık olmuş bir sanatkardı. Toplantılarda en çok onun sesi duyulur, kimseden çekinmez ve düşüncelerini açıkça söylerdi. İlk zamanları aleyhinde bulunduğu modern sanata sonraları daha müsamahalı bulunmuş ve hatta bazı eserlerinde (Mesneviler tablosunda olduğu gibi) bu yola bir temayül göstermiştir. Hayatında daima bir bohem çeşnisi görülürdü. Bir serazadlık ruhu hakimdi. Bütün hayatı menkıbeler ile doludur.’’

    Öğrencisi olan Cemal Tollu ise; ‘’Onun büyüklüğü bence, ne getirdiği yeniliklerde ne de talebelerine öğrettiği teknik ve estetik bilgilerdendir. O, talebelerine sonsuz bir sanat aşkı aşılamak kudreti göstermek suretiyle kuvvetli bir neslin yetişmesine imkan vermiştir.’’ diyerek İbrahim Çallının sanata olan tutkuna vurgu yapmıştır.

    İbrahim Çallı disiplinli çalışan bir ressamdı. Resimlerinde çizgisellikten ziyade renk uyumu hakimdir. Daha çok renkleri önemseyen, renklere adeta bir özlem duyan sanatçının bu heyecanı resimlerine desen yetersizliği olarak yansısa da onun her resminin ayrı bir çekiciliği vardır. Fırçasının sağlamlığı, renkçi anlayışı resmi izleyenleri içine çekmeyi başarmaktadır.İbrahim Çallı, kendi kuşağı içindeki sanatçılar arasında uçarı denebilecek bir üslup dinamizmiyle karşımıza çıkar. Resimlerine yerel bir atmosferin tadını kazandırmakta, izlenimci sınırları aşan bir duyarlılıkla karşımıza çıkmaktadır
     
Yükleniyor...