İnkılap Tarihi Ders Notları 11. Sınıf

'Ders notları' forumunda Aysell tarafından 19 Ara 2011 tarihinde açılan konu

  1. 11. Sınıf Tarih Ders Notları
    TC İnkılap Tarihi ders notları 11.sınıf


    11.Sınıf TC İnkılap Tarihi konularını ve anlatımlarını aşağıdaki yazıda bulabilirsiniz.

    İkinci Meşrutiyet Dönemi

    Bu dönemde aydınlar, mevcut sorunların meşrutiyet yönetimi ile çözümleneceği düşüncesindeydiler. Bu düşünceyi savunan aydınlara Jön Türkler (Genç Osmanlılar) deniyordu.
    II. Abdülhamit, Mithat Paşayı sadrazam tayin etti. Mithat Paşanın başkanlığında bir kurulun hazırladığı Kanunuesasi 23 Aralık 1876da ilan edildi. Kanunuesasinin yürürlüğe girmesi ile anayasal düzene geçilmiş ve halk dolaylı da olsa yönetime katılma hakkını elde etmişti.Meclis, Ayan ve Mebusan Meclisi olmak üzere iki bölümden oluşuyordu. Ayan Meclisi üyelerinin üçte biri padişah tarafından atanıyordu. Hükümet, meclise değil padişaha karşı sorumluydu. Padişahın meclisi dağıtma ve gerekli gördüğü kişileri sürgüne gönderme yetkisi vardı.
    II. Abdülhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşını bahane ederek 14 Şubat 1878′de meclisi süresiz kapattı.
    Meşrutiyet yanlısı Osmanlı aydınları, gizlice İttihat ve Terakki Cemiyetini kurdular. Osmanlı siyasi cemiyetlerinden bir diğeri de Mustafa Kemal tarafından Vatan ve Hürriyet Cemiyeti adıyla Şamda kuruldu (1906). Bunu Selanikte kurulan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti izledi.
    İttihat ve Terakki Cemiyetinin amacı, Osmanlı İmparatorluğu içinde yer alan bütün toplulukları Osmanlılık düşüncesi etrafında birleştirmek için Mebuslar Meclisinde azınlıkların temsilcilerine de yer vermekti. Böylece azınlıklar, Mecliste kendi haklarını kendileri koruyabileceklerdi. 24 Temmuz 1908 günü II. Abdülhamit, 1876 Anayasasını yeniden yürürlüğe koyduğunu açıkladı. Kısa bir süre içinde seçimlere gidildi ve meclis toplandı. Böylece İkinci Meşrutiyet Dönemi başlamış oldu.


    31 Mart Olayı
    Meşrutiyete karşı olanlar 13 Nisan 1909 günü (Rumi takvime göre 31 Mart) isyan ettiler. Mebuslar Meclisi basıldı. Genç subaylar, gazeteciler ve meşrutiyet yanlılarından öldürülenler oldu. İstanbuldaki bu olay, İttihat ve Terakki Cemiyetinin merkezi olan Selanikte duyulunca parti hemen çalışmalara başladı ve Hareket Ordusu adı verilen bir kuvveti İstanbula gönderdi. Ordunun kumandanı Mahmut Şevket Paşa, kurmay başkanı ise Mustafa Kemaldi. Ayaklanmada rolü olduğu düşünülen II. Abdülhamit tahttan indirilerek V.Mehmet Reşat, padişah ilan edildi.

    İkinci Meşrutiyet Döneminin Sonu
    31 Mart Olayından sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti, ülke yönetiminde tam olarak söz sahibi oldu. İç politikada Türkçülüğe önem verildi. Çünkü daha önce savunulmuş olan Osmanlıcılık ve İslamcılık (Panislamizm) gibi düşüncelerin, Osmanlı İmparatorluğunu dağılmaktan kurtaramayacağı anlaşılmıştı.
    Birinci ve İkinci Meşrutiyet dönemleri Osmanlı İmparatorluğunda halkın ülke yönetimine katılması yönünden önemli demokrasi hareketleridir.

    Trablusgarp Savaşı (Osmanlı Devleti, İtalyaya karşı)
    İtalya; İngiltere, Fransa, Belçika ve Hollanda gibi ülkelere göre sömürgecilik yarışında geç kalmıştı. İtalya, zayıf devletlerin ellerindeki toprakları alacak amacını gerçekleştirebilirdi. Bu amacı doğrultusunda Osmanlı İmparatorluğunun durumundan yararlanmak istedi. Osmanlı İmparatorluğuna ültimatom vererek Trablusgarpın boşaltılıp kendisine teslimini istedi. İtalya, isteğinin kabul edilmemesi üzerine, Osmanlı İmparatorluğuna savaş açtı.
    İtalya, Osmanlı İmparatorluğunu barışa zorlamak için Oniki adaya asker çıkardı, Çanakkale Boğazını topa tuttu. Ancak bu çabalarından bir sonuç alamadı. Bu sırada, Balkan Savaşının çıkması üzerine Osmanlı İmparatorluğu, yakın ve daha büyük tehlike karşısında, İtalya ile anlaşmak zorunda kaldı.

    Yapılan Ouchy (Uşi) anlaşmasına göre:
    1. Trablusgarp ve Bingazi, İtalyaya bırakıldı.
    2. İtalya, savaş sırasında işgal ettiği Oniki Adayı Osmanlı İmparatorluğuna geri verecekti. Ancak adaların, Yunanlılar tarafından işgal edilebileceği düşüncesiyle Balkan Savaşının sonuna kadar İtalyanlarda kalması uygun görüldü.
    3. Trablusgarp Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu, Kuzey Afrikadaki son toprağını da yitirmiş oldu.



    Balkan Savaşları
    Balkan Savaşının Nedenleri
    Fransız İhtilali ile ortaya çıkan ve yayılan milliyetçilik akımının etkisiyle Osmanlı İmparatorluğundan ayrılarak bağımsız duruma gelen Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan, aralarındaki anlaşmazlıklara son verdiler. Rusyanın amacı ise Boğazları ele geçirmek ve Osmanlı İmparatorluğunu yıkmaktı. Rusya, Osmanlıları Balkanlardan tümüyle çıkarmak isteyen Balkan devletlerini destekliyordu.
    Rusyanın girişimleri sonucunda bir araya gelen Sırbistan, Bulgaristan, Karadağ ve Yunanistan, Balkan Birliğini kurdular.

    Birinci Balkan Savaşı (Osmanlı Devleti; Sırbistan, Yunanistan, Bulgaristan ve Karadağa karşı)
    Karadağın saldırısıyla başlayan savaş dört cephede birden gelişti. Edirneyi kuşatan Bulgar ordusu, Kırklareli ve Lüleburgaz savaşlarını kazandıktan sonra Çatalca önlerine kadar geldi. Rauf Bey (Orbay) komutasındaki Hamidiye kruvazörü, Ege Denizine açılarak Yunan donanmasıyla savaştı. Ancak olumlu bir sonuç elde edilemedi. Arnavutluk, bağımsızlığını ilan etti.
    Mahmut Şevket Paşa başkanlığında kurulan yeni hükümet, Balkan devletlerinin isteklerini kabul etmeyerek savaşa devam etti. 30 Mayıs 1913′te imzalanan Londra Antlaşması ile Arnavutlukun bağımsızlığı tanındı. Gökçeada ve Bozcaada dışındaki Ege adaları Yunanistana bırakıldı. Midye-Enez çizgisinin batısında kalan topraklar, Balkan devletlerine bırakılmış oldu.

    İkinci Balkan Savaşı (Bulgaristan; Sırbistan, Yunanistan, Karadağa karşı)
    Londra Antlaşmasına göre Bulgaristan, Osmanlılardan alınan topraklarının çoğuna sahip olmuştu. Bundan memnun olmayan diğer balkan birlikleri Bulgaristana karşı birleştiler. Balkan devletleri arasındaki çatışmadan yararlanan Osmanlı kuvvetleri, Midye-Enez çizgisini geçtiler. Bulgarlar, geri çekilmek zorunda kaldılar. İkinci balkan savaşı sonunda Bulgaristan ile İstanbul, Yunanistan ile Atina Antlaşması yapıldı (1913). Balkan devletleri, kendi aralarında Bükreş Antlaşması (1913)nı imzaladılar.

    İstanbul Antlaşmasına göre;

    1. Edirne, Kırklareli ve Dimetoka Osmanlılarda kaldı. Dedeağaç, Bulgaristana bırakıldı.
    2. İki devlet arasında Meriç Nehri sınır kabul edildi.
    3. Bulgaristandaki Türklerden isteyenler dört yıl içinde Osmanlı topraklarına göç edebilecekler, yerlerinde kalanlar da Bulgarlarla eşit haklara sahip olacaklardı.
    4. Yunanistan ile yapılan Atina Antlaşmasına göre Yanya, Selanik ve Girit Adasının Yunanistana ait olduğu kabul edildi.


    Balkan Savaşlarının Sonuçları

    1. Osmanlı İmparatorluğu, Balkan Savaşlarının sonunda Makedonya, Arnavutluk ve Batı Trakyayı kaybetti.
    2. Ege Denizinde kıyılarımıza yakın adaların geleceğiyle ilgili karar Avrupa devletlerine bırakıldı. Londra Antlaşması ile verdikleri karar ise Bozcaada, Gökçeada ve Meisin dışında kalan adaların Yunanistana verilmesi oldu.
    3. Doğu Trakya dışında Balkanlarda Osmanlı egemenliği sona erdi.
    4. İttihat ve Terakki Partisi Hükümeti, orduda yeni düzenlemeler yapılmasını gerekli gördü. Ordunun eğitimi için Almanyadan subaylar getirildi ve yeni silahlar alındı.


    Birinci Dünya Savaşı (1914-1918)
    Almanyanın Afrika, Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusu adalarında sömürgeler elde etmeye çalışması, İngiltere ile karşı karşıya gelmesine neden oldu.
    Almanya, 1871′de aldığı Alsace-Lorraine (Alsas – Loren) bölgesi yüzünden Fransa ile anlaşmazlık halindeydi.
    Almanyanın Osmanlı İmparatorluğuna yakınlaşması İngiltereyi huzursuz ediyordu. Çünkü sömürgelerine giden en kestirme yol olması bakımından büyük önem kazanan Mısırın dolayısıyla Süveyş Kanalının tehlikeye düşmesi İngiltereyi korkutuyordu.
    Avrupa devletleri arasındaki ekonomik ve siyasi rekabet, Birinci Dünya Savaşını başlatan en önemli nedendir.

    İttifak ve İtilaf Gruplarının Oluşması

    1882′de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve İtalya ile Üçlü İttifak (Üçlü Bağlaşma) kurdu. Bu birleşme karşısında İngiltere, Fransa ve Rusya kendi aralarında Üçlü İtilafı (Üçlü Anlaşma) kurdular.

    Savaşın Başlaması ve Gelişmesi

    Almanlar, Ruslarla savaşmadan önce Fransayı savaş dışı bırakmak istiyorlardı. Bu nedenle ilk olarak Belçika ve Fransa üzerine yürüdüler. Fakat Fransızlarla yapılan Marn Savaşını kaybedince geri çekildiler. Diğer yandan 11 Kasım 1914′te Cihad-ı Ekber fetvasını yayımlayan Osmanlı İmparatorluğu, Almanyanın yanında savaşa girdi. İlk defa bu savaşta denizaltılar önem kazandı.

    Osmanlı İmparatorluğunun Birinci Dünya Savaşına Girmesi

    Osmanlı İmparatorluğu tarafsız kalacağını açıkladı. Ancak önlem olarak seferberlik ilan etti. Bu arada da kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırdı.
    Almanya ise Osmanlı İmparatorluğunun bir an önce kendi yanında savaşa girmesini istiyordu. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu savaşa girerse yeni cepheler açılacak ve bunun sonucunda Almanyanın savaş yükü azalmış olacaktı. Diğer yandan Almanya, Osmanlı padişahının halifelik nüfuzundan yararlanıp İngiliz sömürgelerindeki Müslümanları ayaklandırmayı düşünüyordu. Ancak V. Mehmet Reşat cihat ilan ettiği halde Hint Müslümanları, İngilizlerin yönetimindeki Türklere karşı savaşırken Araplar da İngilizlere yardım ederek Yemen, Hicaz ve Suriyede İngilizlerle birlikte Türk askerlerine karşı savaştılar.
    2 Ağustos 1914′te gizli bir Türk-Alman ittifakı imzalandı. Savaşın başlamasından bir süre sonra, Akdenizde bulunan iki Alman savaş gemisi Goeben (Goben) ve Breslau (Breslav), İngiliz donanmasından kaçarak Enver Paşanın izniyle Osmanlı İmparatorluğuna sığındı.
    Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşında şu cephelerde savaştı: Çanakkale, Kafkasya, Filistin, Mısır, Hicaz, Irak, Yemen, Romanya, Galiçya, Makedonya.

    Kafkas Cephesi

    Bu cephe Almanların isteği üzerine açıldı. Rusların Erzuruma Sarıkamış Harekatı büyük bir bozgunla sonuçlandı. Çanakkale Savaşlarından sonra Şubat 1916′da Doğu Cephesinde görevlendirilen Mustafa Kemal, Rusları yenerek Muş ve Bitlisi geri aldı. 1917′deki devrim sonucu Rusya, savaştan çekildi ve İttifak Devletleri ile Brest-Litowsk Antlaşması yaptı. Osmanlı imparatorluğu, böylece daha önce Berlin Antlaşması ile Rusyaya bırakmış olduğu Kars, Ardahan ve Batumu geri aldı.
    Çanakkale Cephesi
    Ekonomik yönden büyük sıkıntı içinde bulunan Rusya, müttefiklerinden yardım istemişti. İngiltere ve Fransanın, Boğazlar yoluyla Rusyaya yardım etmek istemeleri üzerine Çanakkale Cephesi açıldı.

    Çanakkale Cephesinin Sonuçları

    1. Rusyada ihtilale neden oldu.
    2. Çarlık Rusyası yıkıldı ve Ruslar savaştan çekildi.
    3. İngiliz ve Fransızların uğradıkları bu yenilgi, Müslüman halkının bulunduğu sömürgelerde ve özellikle de Hindistanda ayaklanmalara yol açtı.
    4. Birinci Dünya Savaşı uzadı.
    5. Bulgaristan, ittifak devletlerinin yanında savaşa girdi.
    6. Mustafa Kemalin Türk halkı tarafından tanınmasına ve Milli Mücadelenin önderi olmasına ortam hazırladı.


    Irak Cephesi

    İngiliz şirketleri tarafından işletilen Abadan petrolleri korunacak; Ruslarla karadan birleşilecek; Türk ve Alman kuvvetleri, İran üzerinden İngiliz sömürgesi olan Hindistanı tehdit edemeyeceklerdi. 30 Ekim 1918′de Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandığında Musul yakınlarına gelmişlerdi.
    Mısır ve Filistin Cepheleri
    Osmanlı İmparatorluğu, Mısır Cephesini Almanların isteği üzerine açtı. Mekke Emiri Şerif Hüseyin, İngilizlerle iş birliği içindeydi.

    Birinci Dünya Savaşının Sona Ermesi

    1917 yılında iki önemli olay oldu. Çarlık Rusyasında ihtilal çıktı. Diğer olay ise ABDnin İtilaf Devletlerinin yanında savaşa girmesi oldu.
    Almanya 28 Haziran 1919′da Versailles (Versay) Antlaşmasını imzaladı.
    Avusturya 10 Eylül 1919′da Saint Germain (Sen Jermen) Antlaşmasını imzaladı. Bu antlaşma ile Avusturya; Macaristan, Çekoslovakya ve Yugoslavyanın bağımsızlığını tanıdı.
    Macaristan 4 Haziran 1920′de imzaladığı Trianon (Triyanon) Antlaşması ile topraklarının bir kısmını Çekoslovakya, Romanya ve Yugoslavyaya bıraktı.
    Bulgaristan 27 Kasım 1919′da Neuilly (Nöyyi) Antlaşmasını imzaladı. Bulgaristan topraklarının bir bölümünü Yunanistana ve Yugoslavyaya bıraktı.
    İtilaf Devletleri, Osmanlı İmparatorluğu ile 30 Ekim 1918′de Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzalayarak savaşa son verdiler.
    10 Ağustos 1920′de Osmanlı İmparatorluğuna Sevres (Sevr) Antlaşmasını imzalattılar. Ancak Türk Milleti bu antlaşmayı tanımadı. Mustafa Kemalin önderliğinde başlattığı Millî Mücadeleyi zaferle sonuçlandırarak Sevr Antlaşmasının uygulanmasına izin vermedi.

    Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918)

    Mondros Ateşkes Anlaşmasının Koşulları

    1. Çanakkale ve İstanbul boğazları açılacak ve bu yerlerdeki istihkâmlar, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek,
    2. Osmanlı orduları terhis edilecek. Orduya ait silah, cephane ve taşıma araçları İtilaf Devletlerinin emrine verilecek,
    3. Donanma İtilaf Devletleri tarafından uygun görülecek limanlarda demirli tutulacak,
    4. Limanlar, Toros tünelleri, telsiz, telgraf istasyonları ve bütün demir yolları, İtilaf Devletleri görevlilerince kontrol edilecek,
    5. İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal hakkında sahip olacak (madde 7)
    6. Altı doğu ilinde (Erzurum, Van, Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Bitlis) karışıklık çıkarsa bu illerin bir kısmını itilaf Devletleri işgal etme hakkını saklı tutacak (madde 24) (Amaç: Ermeni Devleti kurmak.)
    7. Trablus ve Bingazideki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna; Hicaz, Yemen, Suriye ve Irakta bulunan askeri birlikler ise en yakın İtilaf Devletleri komutanına silah ve cephaneleri ile birlikte teslim olacak,
    8. İran içlerinde ve Kafkasyada bulunan Osmanlı kuvvetleri, Birinci Dünya Savaşı öncesi sınırlarına çekileceklerdi.

    Ateşkes Anlaşmasında 19 Mayıs 1919′a Kadar Meydana Gelen Önemli Olaylar

    İngilizler, 3 Kasım 1918′de Musula girdiler. İskenderuna da asker çıkaran İngilizler, 1919 yılı başlarında Urfa, Antep ve Maraşı işgal ettiler. Daha sonra, Fransızlarla anlaşarak Antep, Maraş ve Urfayı onlara bıraktılar. Fransızlar, Adana ve dolayları ile bu bölgeleri işgal ederken buradaki Ermenileri Türklere karşı teşkilatlandırdılar. İngilizler, Samsun ve Merzifona asker çıkarırken; İtalyanlar da Konya, Antalya, Söke, Kuşadası, Bodrum ve Marmaris yörelerini işgal ettiler. 13 Kasım 1918′de İtilaf donanması İstanbula geldi.



    İzmirin İşgali (15 Mayıs 1919)

    1. İşgale verilmeyeceğini söyleyen İzmir valisi ve kolordu komutanı Nurettin Paşa görevden alındı. İzzet Paşa yerine geçti.
    2. İşgalci yunanlara ilk kurşunu Hukuk-ı Beşer gazetesinde çalışan Hasan Tahsin sıktı.
    3. Milne Hattı, Paris Barış Konferansında belirlenen Ayvalık-Gediz çizgisinde ilerleyen Yunan işgal hattı.
    4. Amiral Bristol Raporu, Osmanlı Devletinin isteği üzerine Amerikalı Amiral Bristolun başkanlığında itilaf güçlerinden oluşturulan komisyon, hazırlanan raporda İzmirde nüfus çoğunluğunun Türk olduğu, Hristiyanların katledilmediği işgalcilerin kötü hareketleri sonucunda Türk halkının galeyana geldiği bildirildi.
    5. Amiral Bristol raporunun önemi
    6. Milli mücadelenin haklılığını ortaya koyan ilk uluslararası belge.


    Cemiyetler

    Milli Varlığa Yararlı Cemiyetler

    • Trakya-Paşaeli Cemiyeti
    • Kilikyalılar
    • İzmir Redd-i İlhak
    • Milli Kongre Cemiyeti
    • İzmir Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye
    • Trabzon Müdafaa-i Hukuk-i Milliye
    • Şark Vilayetleri


    Müslümanların Kurduğu Cemiyetler


    • Kürt Teali
    • İslam Teali
    • İngiliz Muhipleri
    • Hürriyet ve İtilaf Fırkası
    • Wilson Prensipleri Cemiyeti
    • Sulh ve Selameti Osmaniye

    Milli Varlığa Zararlı Cemiyetler

    • Rum (Mevr-i Mira, Etniki Eterya, Pontus Rum Cemiyeti)
    • Yahudi (Alyans Cemiyeti)
    • Ermeni (Taşnak ve Hınçak Cemiyeti)



    Yararlı Cemiyetlerin Özellikleri
    • Kendiliğinden oluşan sivil direniş örgütleridir.
    • Bölgeseldir, milliyetçilik ilkesine dayanır.
    • İşgallere tepki olarak doğmuştur.
    • Kaynağı halktır.
    • Sivas kongresinde bütün yararlı cemiyetler birleştirilmiştir. (Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti)
     
    Son düzenleme: 19 Ara 2011
Yükleniyor...