Kemalettin Kamu Hayatı ve Çalışma Hayatı Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 6 May 2012 tarihinde açılan konu


  1. Kemalettin Kamu


    Doğum 15 Eylül 1901/Bayburt
    Ölümü 6 Mart 1948/Ankara
    Meslek Şair, siyasetçi
    Kemalettin Kamu; Türk şair ve siyasetçi. Gurbet şairi olarak tanınır.15 Eylül 1901'de Bayburt'ta doğdu. MEB tarafından şiirleri okul kitaplarına alınmıştır ve 6, 7, 8. Dönemlerde TBMM Milletvekili olarak görev yapmıştır.

    HAYATI
    AİLE, EĞİTİM VE ÇALIŞMA HAYATI

    Bayburt doğumlu olan yazarımızın babası Kılıçoğlu Osman Nuri Efendidir. Babasının mesleğinden dolayı çocukluğu Erzurum ilinde geçer. Ortaokul eğitimini almak için sınava girerek Erzurum’da başladığı ortaokul eğitimini Refahiye’de tamamlar. Babasının Erzurum işgalini öğrenmesiyle kalp krizi geçirerek vefatı üzerine aile Refahiye’den ayrılmak zorunda kalır. Önce Sivas’a daha sonra Kayseri’ye göç ettiler. Daha sonra İstanbul’a giderek öğrenimine devam etti ve İstanbul Erkek Öğretmen Okulu'nda okuyan Kemalettin Kamu'nun, bu yıllarda yazdığı şiirleri Süleyman Nazif'in gazetesinde yayımlandı. Ünlü gurbet şiiri İstanbul’un işgali üzerine kaleme alınır ve tanınmasında büyük rol oynar. İşgal üzerine İstanbul’u terk eder ve Ankara’ya gider. İzmir’in işgaliyle alakalıda şiiri bulanan şairimizin şiirleri okul kitaplarında yer aldı, bu şiirler kurtuluş savaşıyla alakalı olan şiirlerdir. Kemalettin Kamu, Ankara'da Matbuat Genel Müdürlüğü'nde çalıştı. Kısa süre sonra başyazar oldu ve ajansın 11 kişilik kurucular heyeti içinde yer aldı. Hiç evlilik yapmamıştır ancak bunun sebebi genç yaşlarda evlilik hazırlığında olduğu bir genç kızla daha sonradan aralarında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle evlilik hayallerinin yarım kalmasındandır ve ömrü boyunca da yalnız yaşamıştır. Ünlü İr şad şiiri bu olay sonucu ortaya çıkar ve kalemden kâğıda dökülür. Anadolu ajansının Paris temsilcisi olarak yurt dışına gitti ve aynı şehirde Siyasal Bilimler alanında eğitim aldı. Soyadını ise kanunun çıkmasıyla bir ülke sınırları içinde yaşayanların tamamını karşılayan Kamu olarak aldı. Eğitimin ardından önce İstanbul’a daha sonra tekrardan Ankara’ya dönüş yapar ve şiirler yazmaya devam eder. Aynı zamanda ekonomi ve siyaset alanında da çalışmalar yapmaya devam eder. 1939'da Rize milletvekili olarak meclise girdi. 6. 7. dönemlerde Rize, 8. dönemde Erzurum milletvekili olarak TBMM'de yer aldı. Bir yandan da Türk Dil Kurumu'nda "terim kolu başkanlığı" yaptı. Bir süre sonra annesini de kaybeden yazarımız içsel bir bunalım haline kapıldı ancak yeğenleri ile ilgilenmeyi daime sürdürdü. Kendisi de ani bir kriz sonucu vefat etti ve Ankara Cebeci Mezarlığına gömüldü.

    EDEBİ HAYATI

    İlk şiiri olan Şam şiiri Bursa mecmuasında yayımlanır. Ününü kazandırmaya başlayan şiirlerinden olan Türk’ün İlahisi şiiri ise Büyük Mecmuada yayımlanır. Okul kitaplarında da yer alan Kurtuluş Savaşı ile alakalı şiirleri ise Dergâh dergisinde yayımlanır ve bu şiirler ile ününü artırmaya devam eder. Aynı zamanda Varlık ve Oluş dergilerinde de şiirler yayımlar. Başta aruz ölçüsü kullanır ancak daha sonraları hece ölçüsüne geçer ve sade bir dille Milliyetçilik akımında şiirler yazar. Milliyetçilik konusu dışında gurbet, aşk gibi konuları da işler. Şiirleri ölümünden sonra Rıfat Necdet Evrimer tarafından "Kemalettin Kamu, Hayatı, Şahsiyeti ve Şiirleri" (1949) adlı kitapta toplandı.İstiklal Marşı yarışmasında aday olan bir şiiri de vardır.

    İSTİKLAL MARŞI ADAYI ŞİİRİ
    Gözyaşına veda et ey güzel Anadolu
    Hakkını korur elbet Türk'ün bükülmez kolu
    Cenk ederiz genç koca bugün değil yarın da
    Yadımız ağladıkça İzmir ezanlarında

    Hakk yolunda kan olur dünyalara taşarız
    Ya şerefle vurulur ya efendi yaşarız
    Her gün yeni bir hile arkasından satıldık
    Her gün yeni bir dille yurdumuzdan atıldık

    Yeter ey Kâbe'mizi elimizden alanlar
    Alıkoyamaz bizi yolumuzdan yalanlar
    Hangi alçak el alır el zinciri boynuna
    Kim Yunan'ı bırakır Türk kızının koynuna.

    Biz ki Türk’üz muhakkak,Her milletten uluyuz.
    Yeryüzünde biz ancak,Yurdumuzun kuluyuz.
    Yurt yolunda kan olur,Dünyalara taşarız.
    Ya şerefle vurulur,Ya efendi yaşarız.

    GURBET ŞAİRİ ANILMASINA SEBEB OLAN ŞİİRİ
    Gurbet o kadar acı
    Ki ne varsa içimde,
    Hepsi bana yabancı,
    Hepsi başka biçimde!

    Eriyorum git gide,
    Elveda her ümide,
    Gurbet benliğimi de
    Bitirmiş bir içimde!

    Ne arzum, ne emelim,
    Yaralanmış bir elim,
    Ben gurbette değilim,
    Gurbet benim içimde!
     
Yükleniyor...