Ömer Seyfettinin Hayatı ve Eserleri

'Biyografi' forumunda HazaN tarafından 31 Ağu 2010 tarihinde açılan konu

  1. Ömer Seyfettinin Hayatı
    Ömer Seyfettinin Eserleri
    Ömer Seyfettinin kimdir

    28 Şubat 1884te Gönende doğdu. 6 Mart 1920de İstanbulda yaşamını yitirdi. Çağdaş Türk öykücülüğünün ile “Milli Edebiyat Akımının kurucularından. Kafkas göçmenlerinden Yüzbaşı Ömer Şevki Beyin oğlu.

    Öğrenimine Gönende başladı. Babasının görevi nedeniyle sürekli yer değiştirmemeleri için annesiyle bilikte İstanbula gönderildi. 1892′de Aksaraydaki Mekteb-i Osmaniyeye yazdırıldı.
    1896′da Eyüpteki Baytar Rüşdiyesini bitirdi. Edirne Askeri İdadisinden sonra 1903′te İstanbulda Mekteb-i Harbiyeden mezun oldu. Mülazim (teğmen) rütbesiyle orduya katıldı. İzmir Zabitan ve Efrat Mektebinde bir süre öğretmenlik yaptı. 1908′de merkezi Selanikte olan 3′üncü Orduda görevlendirildi. 1911da ordudan ayrıldı. Ama Balkan Savaşı çıkınca tekrar askere alındı.

    Sırp ve Yunan cephelerinde savaştı. Yanya Kalesinin savunması sırasında Yunanlılara esir düştü. Bir yıl süren tutsaklıktan sonra İstanbula döndü. Kısa bir süre “Türk Sözü dergisinin başyazarlığını yaptı.
    1914′te Kabataş Lisesine edebiyat öğretmeni olarak atandı. Ölümüne dek bu görevi sürdürdü. Yazmaya Edirnedeki öğrenciliği sırasında başladı. İlk şiiri “Hiss-i Müncemid “Ömer imzasıyla 1900′de “Mecmua-i Edebiyede yayınlandı. İlk öyküsü “İhtiyarın Tenezzühü 1902′de Sabah gazetesinde yer aldı.

    İzmir ve Makedonyada görevliyken yazdığı şiir, öykü ve makaleler çeşitli dergilerde çıktı. Askerliğe ara verdiği dönemde ise yazıları “Rumeli gazetesi ve çeşitli dergilerde yayınlandı.
    Selanikte yayınlanan “Genç Kalemler dergisindeki yazılarıyla ünlendi. Derginin ikinci dizisinin ilk sayısında Nisan 1911′de yayınlanan “Yeni Lisan başlıklı yazısı “Milli Edebiyat akımının başlangıç bildirgesidir. Yazılarında, yalın, halkın konuştuğu ve anladığı bir dil kullanmak gerektiğini savundu. Türkçenin kendi kurallarına uygun yazılmasını, Arapça ve Farsça sözcüklerden arındırılmasını istedi.

    Milli Edebiyat akımının öncülüğünü Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntemle birlikte sürdürdü. 1′inci Dünya Savaşı yıllarında “Yeni Mecmuada yayınlanan öyküleriyle ününü iyice yaygınlaştırdı. Öykülerini kişisel deneyimlerine, tarihsel olaylara ve halk geleneklerine dayandırdı. Günlük konuşma dilini kullanması, öykülerine canlı ve etkileyici bir özellik verdi.

    Ömer Seyfettin şiirde yazardı. Önceleri aruz vezniyle yazarken son zamanlarında hece vezniyle de yazmıştır. Yalnız, edebi kişiliğini asıl ortaya koyan eserleri hikayeleridir. “Foya ve “Sultanlığın Sonu adlarında iki romana başlamışsa da ölünce bunlar yarıda kalmıştır. Bu arada “Tanin ve “Vakit gazetelerinde yayınlanmış birçok makalesi de vardır.

    ESERLERİ

    ŞİİR
    Ömer Seyfettinin Şiirleri (1972, Fevziye Abdullah Tansel derlemesi)

    ROMAN
    Ashâb-ı Kehfimiz (1918)
    Efruz Bey (1919)
    Yalnız Efe (1919, 1988)

    ÖYKÜ
    Harem (1918)
    Yüksek Ökçeler (1922, 1988)
    Gizli Mabed (1923, 1988)
    Beyaz Lale (1938)
    Asilzâdeler (1938)
    İlk Düşen Ak (1938, 1980)
    Mahçupluk İmtihanı (1938, 1982 bir oyun da içerir)
    Dalga (1943, 1952)
    Nokta (1956)
    Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür (1958)

    İNCELEMELER
    Milli Tecrübelerden Çıkarılmış Ameli Siyaset (1912)
    Yarınki Turan Devleti (1914)
    Türklük Mefkuresi (1914)
    Türklük Ülküsü (ilk 3 kitap birarada ölümünden sonra, 1975)
     
Yükleniyor...