Osman Hamdi Bey Hayatı, Sanat Üslubu ve Eserleri

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 9 Nis 2012 tarihinde açılan konu


  1. Osman Hamdi Bey

    Doğum 30 Aralık 1842-İstanbul
    Ölüm 24 Şubat 1910-İstanbul
    Meslek Ressam, sanatçı, belediye başkanı
    Ünlü Eseri Kaplumbağa Terbiyecisi

    Osman Hamdi Bey, ressam, arkeolog ve Kadıköy'ün ilk belediye başkanıdır. İstanbul Arkeoloji Müzesi'ni kurup 29 yıl müdürlüğünü yaptı ve müzeyi dünyanın sayılı müzeleri arasına soktu. Türk resminde figürlü kompozisyon kullanan ilk ressam olarak tarihe geçti. Sanayi-i Nefise Mektebi'nin bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin kurucusudur.

    HAYATI
    1842-1910 yılları arasında yaşamış olan Osman Hamdi, Türk müzeciliğinin kurucusu olup aynı zamanda arkeolog, ressam ve yazardır. İstanbul’da doğmuş olup, babası Sadrazam İbrahim Edhem Paşa’dır. Beşiktaş’ta ilkokulunu okudu ve 1856 yılında lise eğitimi tamamladı. Çok yönlü olarak yetiştirilen Osman Hamdi, hukuk eğitimi alması için ailesi tarafından Paris’e gönderildi. Lakin Osman Hamdi’nin içindeki sanat sevgisi galip geldi, burada arkeoloji ve resim dersleri almaya başladı. Burada ünlü ressamların atölyelerinde çalıştı. Sırbistan ve Viyana’ya giderek müzeler ve resim sergileriyle ilgili gözlem fırsatı bulup araştırmalar yaptı. On iki sene Paris’te kalan sanatçı burada Fransız bir kadınla evlenerek, iki çocuğu dünyaya geldi. Eşinden ayrıldıktan sonra 1869 yılında yurda geri döndü. İstanbul’a geldikten sonra bir süre devlet işleriyle uğraştı ama bunun yanında sanatını da ihmal etmedi. Çeşitli sergilere katılarak ödüller aldı.

    1881 yılında Müze-i Hümayun’nun müdürlüğüne atandı. Burada 30 yıl boyunca çalıştı ve çalışmaları İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne dönüşmek suretiyle meyve verdi. İlk olarak Çinili Köşk'ün restorasyonuyla ilgilendi ve burada kaybolan çinilerin açığa çıkmasını sağladı. Ardından yeni bir binanın inşası için temeller atıldı ve 3 aşamada müze açıldı. Bugün Güzel Sanatlar Akademisi olarak bilinen Sanay-i Nefise Mektebi’nin inşası için çalışmalara başladı ve okul açıldıktan sonra kadroya ilk olarak figür geleneğini iyi bilen yabancı asıllı hocaları aldı. Bu şekilde figür bilinçli olarak resim ve heykel sanatına sokulmuş olmuştur. Okulda sadece resim değil açmış olduğu oymacılık dersiyle de heykel sanatına girişi başlattı. İlk bilimsel Türk kazıları da Osman Hamdi ile başlamış, Nemrut Dağı, Lagina ve Sayda’da arkeolojik çalışmalarda bulundu. Çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Osman Hamdi’nin ressam kimliğine bakacak olursak Oryantalizmle bütünleşen eserleri, sayısız resimleri, ve o büyük yeteneğini görmek mümkündür.

    SANAT ÜSLUBU VE BAŞLICA ESERLERİ
    Peyzajlar, natürmortlar, desenler, karakalem ve özellikle figürlü kompozisyonları ve portreleriyle nam salmış bir sanatçıdır. Zaten bugünde daha çok ressam kimliği ile tanınmaktadır. Büyük boyutlarda daha çok çalıştı ve hocası Gerome’nin etkisiyle oryantalist tarzda resimler yaptı. Eserlerinde Doğu’nun özellikle Türk sanatının güzelliklerini başarılı bir şekilde yansıtan sanatçı, döneminin farklı isimlerinden biri olmayı başardı.

    Resimlerindeki figürler her daim kendine güvenen, dik duruşlu ve düşünen biçimde tasvir ederken figürlerinin kıyafetleri içinse büyük emek verdi. Ama Osman Hamdi’nin asıl üzerinde durmak istediği şey mimari dokuydu. Resimlerindeki figürler hep mimari bir fon önünde, cami avlusunda, saray bahçesinde, köşk odalarında, türbe kapılarında veya kahvehanede nerede olursa olsun o mimari dokuyu vermekten çekinmedi. Mimari dekorasyonlar onun vazgeçilmezleri oldu. Resimlerindeki kompozisyonlarda birbiriyle ilişkisi olmayan öğelerin bir düzeni yansıttığı görülür. Eserlerinde kendisini de çizdiği bilinmektedir ama yapmış olduğu en önemli şeylerden biri de kadını resmin içine dahil etmesidir. Sadece portre olarak değil, kadını günlük hayatın içinde erkekle eşit bir konumda resmederek Türk resmini bir adım öne taşımaya çalıştı. Karakalemi gençliğinde kullandı ama sanat hayatının ileriki dönemlerinde hep yağlı boyayı tercih etti.

    BAŞLICA ESERLERİ

    Sanatçının dünyaca tanınan 'KaplumbağaTerbiyecisi' eseri, sembolik anlamlar taşıyan oryantalist bir eserdir. Bunun dışında 'Rahle’de Oturan Kadın' adlı eserinde ise yine sembolik bir anlatımın hakim olduğu burada kadının doğurganlığına göndermeler yaptığı bilinmektedir. 'Kuran Okuyan Hoca, Silah Taciri, Camii Kapısında Feraceli Kadınlar, Gezinti’de Kadınlar, Camii’den Çıkan Sultan, Sultanahmet Camii Girişinde Kadınlar' en bilinen eserlerindenken, çok sayıda manzara resimleri de bulunmaktadır.
     
Yükleniyor...