Süleyman Tarık Buğra Hayatı ve Eserleri

'Biyografi' forumunda Belinay tarafından 14 Mar 2012 tarihinde açılan konu


  1. Süleyman Tarık Buğra


    Doğum 2 Eylül 1918/Konya
    Ölümü 26 şubat 1994/İstanbul
    Meslek Roman, hikâye, oyun ve fıkra yazarı, gazeteci.
    Süleyman Tarık Buğra; Türk, gazeteci, roman, hikâye, oyun ve fıkra yazarı.Özellikle romanlarıyla tanınan yazar çok yönlüdür, edebiyatın seçkin dallarında eserler vermiştir ancak tanınması romanlarıyla olur. Birçok ödülü de bulunan Tarık Buğra’nın 1991’de aldığı Devlet Sanatçılığı unvanı da vardır.

    HAYATI
    EĞİTİM HAYATI

    1918 Konya ili Akşehir kazası doğumludur. Babası Ağır ceza reisi olan Erzurumlu Mehmet Beydir, annesi ise Akşehirli Nazike hanımdır. Akşehir’in sanatçımız üzerinde farklı bir etkisi olduğunu kendi de belirtir ve sanat hayatına atılması bu zamanlarda olur.İlk ve orta öğrenimini Akşehir’de tamamlar. Ortaokulda hocaları arasında Melül Meriç bulunur ve edebiyat alanına ilgisinin artmasını sağlar. Lise eğitimini ise İstanbul Lisesinde yatılı olarak görür ve Hakkı Süha Gezgin'in, Pertev Naili Boratay'ın öğrencisi olur. Yazarlık yıllarının temelinin atılmasında yine lise hocalarının da katkısı bulunur ve yazarlık mesleğini seçmeye onuncu sınıftayken karar verir. Tarık Nazım takma adıyla hikâyeler yayımlamaya başlar ancak okulunun yatılı kısmı kapanınca bir süre ara vererek yazarlık yapmaya ara vererek eğitimini devam ettirmek için Konya Lisesine geçiş yapar.Üniversite hayatına atıldığında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanır ve iki yıl okur. Daha sonra hukuk alanında eğitim alır ve üç yıl devam eder ancak maddi durumlar nedeniyle hukuk bölümünden de mezun olamadan ayrılır.

    AİLE HAYATI VE YAZIN YAŞAMI

    1942-1945 yılları arasında üç yıl askerlik görevi yapar ve bu görev süresince bıyıkları kesme kuralını ihlal ettiği için on bir ayrı sürgün yaşar. İlk piyes ve romanlarını askerlik görevi sırasında yazar. Askerliği bittikten sonra İstanbul’a dönerek ve edebiyat bölümünde eğitim almaya başlar. Hocaları arasında Ahmet Hamdi Tanpınar ve Mehmet Kaplan bulunur. Eğitimini devam ettirirken Şişli Terakki Lisesinde muallim muavinliği yapar. Ancak çeşitli gazete ve dergilerden gelen iş teklifleri nedeniyle Edebiyat alanından da mezun olamadan ayrılır. 1949-1952 yılları arasında Akşehir’de babası ile yayın hayatına atılır. 1950'de Jale Baysal ile evlendi, on sekiz yıl sonra boşanma ile sonlanan bu evlilikten 1951’de kızları Ayşe dünyaya geldi. 1952'de babasını kaybeden Buğra, gazeteyi elden çıkardı ve İstanbul'a döndü. Küçük Ağa 1963 yılında Yeni İstanbul'da tefrika edildi ve 1964'te kitap olarak yayımlandı. Çok olumlu tepkiler alan roman, Mehmet Kaplan tarafından mezuniyet tezi olarak kabul edilmiş ve böylece yazar, Yeni Türk Edebiyatı Kürsüsünden diploma almıştır. 8 Eylül 1977 yılında ikinci bir evlilik yapar. 1993'teki ani rahatsızlığının ardından kanser teşhisi konan Buğra, tedavi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 26 Şubat 1994'te hayatını kaybetti. Cenazesi Karaca Ahmet Mezarlığı'na defnedildi.

    EDEBİ HAYATI VE ESERLERİ

    Buğra, 1970-1976 arasında Tercüman gazetesinde köşe yazarlığı ve sanat sayfaları düzenleme işini sürdürdü. 1976’da Tercüman Gazetesi’ndeki işinden ayrıldı ve zamanını bütünüyle edebiyata verdi. Firavun İmanı (1976), Dönemeçte’ (1978), Gençliğim Eyvah (1979), Yağmur Beklerken (1981) adlı dönem romanlarını yayımladı. Bu romanlarda Cumhuriyet’in çeşitli evrelerini, demokrasiye geçiş sürecindeki çalkantıları konu edindi. Devlet Tiyatroları’nda Edebi Kurul Başkanlığı’nda Edebi Kurul üyeliği yaptı. 8 Eylül 1977’de hikâye yazarı Hatice Bilen ile ikinci evliliğini yaptı. Yazarın Ayakta Durmak İstiyorum (1966) ve Üç Oyun (1981) adlarıyla kitaplaştırdığı piyeslerinin hemen hepsi sahnelendi, romanları TV dizisi haline getirildi. Fıkralarından seçmeleri Gençlik Türküsü (1964), gezi notlarını Gagaringrad (1962), dil ve edebiyat üzerine yazılarını Düşman Kazanmak Sanatı (1979), denemelerini Bu Çağın Adı (1979) başlıklarıyla yayımladı. Yazarın ayrıca Sakıp Sabancı’nın hayatını anlattığı “Patron” isimli bir piyesi, yarım bıraktığı “Mimar Sinan” senaryosu ile Mehmet Akif’in hayatını ele aldığı bir romanı da mevcuttur. Buğra Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş yıllarını anlattığı Osmancık’la (1985) Milli Kültür Vakfı Edebiyat Armağanı’nı, “Yağmur Beklerken” romanı 1989 Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü’nü aldı. 1991’de Devlet Sanatçısı unvanını aldı.
     
Yükleniyor...