Tekfur Sarayı Yapılışı ve Mimari Özellikleri

'Biyografi' forumunda Blizzard tarafından 14 Mar 2012 tarihinde açılan konu


  1. Tekfur Sarayı

    Yapılış Tarihi 10. yy - 13.yy ?
    Tür Saray
    Yapım tarihinin kesin olarak bilinmediği Bizans eserlerindendir. Bugün Edirnekapı ve Eğrikapı arasında surların yanında bulunan saray, sağlam bir şekilde günümüze miras kalmıştır. Erken Dönem Bizans Mimarisinin önemli yapı taşlarından olan sarayın, tarihçesi hakkında çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Bazı araştırmacılara göre 10.yy.’da İmparator Porfirogenetos tarafından inşa edildiği yazılırken, bazı araştırmacılara göre ise 13.yy.’da Blakhernai Sarayı’nın bir uzantısı olarak inşa edilmiştir. İkinci rivayeti destekleyenlerin çoğunlukta oluşu nedeniyle bu fikir üzerinde daha çok durulmaktadır.Blakhernai Sarayı, imparatorluk saraylarındandır. Surlar içinde oldukça güvenli hale getirdikleri sarayı İstanbul’un fethine kadar kullanmışlardır. Çeşitli imparatorluk dönemlerinde eklemeler yapılarak saray bir kompleks haline gelmiştir. İmparator I.Manuel Komnenos da kendi adına bu alana bir saray yaptırmıştır. Sarayın kendisiyle ilgilendiği kadar çevre düzenlemesine de büyük önem veren İmparator, surları da genişletmiştir. İnşa ettirdiği saraydan günümüze sağlam olarak kalan kısmı Tekfur Sarayı olarak anılmaktadır.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Tekfur Sarayı 11. ve 15. yy. arasında İmparatorluk sarayı olarak kullanılan Blakhernai Saray Kompleksinden günümüze kalan yegane örnek olması açısından oldukça önemlidir. Yapının Bizans Dönemindeki adı bilinmemektedir. Yalnız dönemin seyyahlarından edinilen bilgiye göre çeşitli adlar ile anıldığı sanılmaktadır. Alman Prensesinin Sarayı, Konstantinos Sarayı, Porphyrogennetos Sarayı, Palatium Imperatoris bunlardan bazılarıdır. Mimari özelliklerinden iki ayrı dönemde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Zemin kat ile birinci kata uygulanan duvar tekniği arasındaki farkla birlikte güney cephesindeki 12 tonozlu bölüm bu düşünceyi pekiştirmektedir. Bu iki dönemden ilki 12.yy diğeri 14.yy. olduğu sanılmaktadır.



    Saray dikdörtgen bir plan şemasına sahiptir. 2 katlı olarak inşa edilmiştir ve avlusu vardır. Yapı malzemesi olarak taş ve tuğlanın kullanıldığı, zemin döşemelerinde yer yer ahşap malzemenin tercih edildiği anlaşılır.


    GÜNÜMÜZDE
    İstanbul’un fethindene sonra çeşitli atölyelerin eklediği ve Musevi ailelerin barınağı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Pek çok kez restore edilmiş olan yapı, 17.yy.’da bir hayvanat bahçesi kurulmuştur. 18.yy.’da seramik atölyesi olarak kullanılmış, 19.yy.’a gelindiğinde ise şişe ve cam imalathanesine dönüştürülmüştür. Dünyaca ünlü kaşıkçı elması buradaki çöplükte bulunmuştur. Bugün İstanbul Belediyesi tarafından sanat tarihi kazı araştırmaları devam etmektedir.
     
Yükleniyor...