Uhud Savaşı kısaca

'Dini Bilgiler' forumunda EyLüL tarafından 6 Şub 2012 tarihinde açılan konu


  1. Uhud savaşı kısaca



    Bedir savaşında yenilen müşrikler bir yıl sonra da 3000 kişilik bir kuvvetle Medine üzerine yürüdüler. Peygamberimiz müşriklerin bu saldırısına karşı 1000 kişilik bir ordu ile düşmanı
    Uhud dağında karşıladı. Bir müdafaa savaşı olan Uhud Savaşında Peygamberimizin (sallâllâhü aleyhi ve sellem) mübârek dişi kırıldı, mübârek yüzü kanadı ve mübârek dudağı yaralandı. Hz. Hamza şehid edildi. Bundan başka Muhâcir ve Ensâr’dan yetmiş sahâbî şehid oldu. Uhud Savaşından sonra hicretin dördüncü yılında Beni Nadir gazâsı yapıldı. Daha önceden Peygamberimizle (sallâllâhü aleyhi ve sellem) anlaşma yapan Yahudi kabilelerinden Beni Nadir kabilesi Uhud Savaşından sonra Peygamberimize (sallâllâhü aleyhi ve sellem) suikast yapmaya kalkışarak anlaşmayı bozdular. Münafıkların kendilerini destekleyeceklerini söylemeleri üzerine anlaşmayı yenilemeye yanaşmayan Beni Nadir kabilesi ile yapılan savaşta, bu kabile Medine’den çıkarıldı. Böylece müslümanların Medine’deki durumu daha da kuvvetlendi. Hicretin dördüncü yılında müşrikler, Medine’den çıkarılan Yahudiler ve münafıklar çok tehlikeli bir hal almışlar, her fırsatta saldırmaya hazırlanıyorlardı. Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) bu düşmanlara karşı korunma ve savunma tedbirleri aldı. Bir taraftan da İslâmiyyeti yaymak için çevrede bulunan kabilelere Eshâb-ı kirâmdan heyetler gönderiyordu. Onlar da gittikleri yerlerde İslâmiyeti anlatıyor, insanları imân etmeye davet ediyorlardı. Medine civarında bulunan iki kabile Peygamberimize (sallâllâhü aleyhi ve sellem) elçi göndererek kendilerine İslâmiyeti öğretmek üzere muallim (öğretmen) istediler. Bu istek üzerine Eshâb-ı kirâmdan on kişi gönderildi. Recî’ denilen yere vardıklarında 200 kişilik bir düşman hücumuna uğrayan bu heyetten 8 kişi şehid oldu. Bu hadîseye “Recî’ vakası” denir. Yine Necid şeyhi Ebû Bera’nın Medine’ye gelip kendilerini irşad için muallimler istemesi üzerine irşad için Eshâb-ı kirâmdan 70 kişilik bir heyet gönderilmişti. Eshâb-ı Suffa’dan olan bu irşad heyeti “Bir-i Mâûne” denilen yere vardıklarında, Necidliler verdikleri teminata rağmen ihanet ederek üzerlerine gönderdikleri bir ordu tarafından yetmişini de şehid ettiler. Bu hadîse de “Bir-i Mâûne faciası” adı ile bilinmektedir. Şarap (içki) içmeyi harâm kılan âyet-i kerîme de hicretin dördüncü yılında indi. Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) bu yılda Hz. Ümm-i Seleme ile evlendi. Hz. Ümmî Seleme’nin kocası Uhud Savaşında yaralanmış, sonra da vefât etmişti. Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) ihtiyar ve çocukları olan Hz. Ümmü Seleme’yi kendisine nikâhlayarak zor durumdan kurtarıp himayesine aldı.
     
Yükleniyor...